"in a bind" in Turkish
Definition
Bir kişi zorda kalırsa, çözümü kolay olmayan bir sorunla karşı karşıyadır.
Usage Notes (Turkish)
'Zorda kalmak' genellikle samimi konuşmalarda kullanılır; ciddi tehlikelerde değil, günlük veya pratik sorunlarda kullanılır.
Examples
I'm in a bind because I lost my wallet.
Cüzdanımı kaybettim, bu yüzden **zorda kaldım**.
She was in a bind and asked her friend for help.
O **zorda kalmıştı** ve arkadaşından yardım istedi.
If you ever find yourself in a bind, let me know.
Herhangi bir zaman **zorda kalırsan**, bana haber ver.
We're really in a bind—the project is due tomorrow and nothing's ready.
Gerçekten **zorda kaldık**—proje yarına yetişecek ama hiçbir şey hazır değil.
He got in a bind after promising to help two friends at the same time.
İki arkadaşına aynı anda yardım etmeye söz verince **zorda kaldı**.
I'm sorry, I can't lend you money right now—I'm in a bind myself.
Üzgünüm, şu anda sana para veremem—ben de **zorda kaldım**.