"improvising" in Turkish
Definition
Önceden plan yapmadan, o anda elde olanlarla bir şey yapmak ya da üretmek. Çoğunlukla hızlı ve yaratıcı düşünmeyi ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle müzik, tiyatro ve günlük problemlerde kullanılır. Yaratıcılık ve uyum sağlayabilmeyi vurgular. 'improvising a solution', 'improvising a meal' gibi ifadelerde sık görülür. Resmi yazışmalarda nadiren tercih edilir.
Examples
She is improvising a meal with what she has in the fridge.
O, buzdolabında ne varsa onunla **doğaçlama yemek yapıyor**.
The teacher started improvising when the projector broke.
Projeksiyon bozulunca öğretmen **doğaçlama yapmaya** başladı.
They are improvising a play for the children.
Çocuklar için bir oyun **doğaçlıyorlar**.
I wasn't ready for the meeting, so I just started improvising.
Toplantıya hazır değildim, bu yüzden sadece **doğaçlama yapmaya** başladım.
When the guitar string broke, she kept playing by improvising new chords.
Gitar teli koptuğunda, yeni akorları **doğaçlayarak** çalmaya devam etti.
We forgot the tent poles, so now we're just improvising with sticks.
Çadır direklerini unuttuk, şimdi sopalarla **doğaçlama yapıyoruz**.