"improvisational" in Turkish
Definition
Hazırlık veya plan olmadan anında yapılan veya yaratılan şeylerle ilgili; genellikle müzik, tiyatro gibi sanat alanlarında kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
En çok 'improvisational theater', 'improvisational jazz' gibi sanatla ilgili terimlerde kullanılır; esneklik ve yaratıcılık vurgulanır. Planlı veya resmi durumlar için kullanılmaz.
Examples
He joined an improvisational theater group.
O, **doğaçlama** bir tiyatro grubuna katıldı.
She loves watching improvisational comedy shows.
O, **doğaçlama** komedi şovlarını izlemeyi sever.
Jazz musicians often play improvisational music.
Caz müzisyenleri genellikle **doğaçlama** müzik yaparlar.
His improvisational skills helped him react quickly on stage.
Onun **doğaçlama** yetenekleri sahnede hızlı tepki vermesini sağladı.
I admire how improvisational your cooking is—you never seem to use a recipe!
Senin yemek yaparken ne kadar **doğaçlama** olduğunu hayranlıkla izliyorum—hiç tarif kullanmıyorsun!
The meeting turned improvisational when the main speaker didn’t show up.
Ana konuşmacı gelmeyince toplantı **doğaçlama**ya döndü.