아무 단어나 입력하세요!

"improbable" in Turkish

olası olmayanmuhtemel olmayan

Definition

Gerçekleşme veya doğru olma ihtimali çok düşük olan bir şeyi ifade eder. Tamamen imkânsız değildir.

Usage Notes (Turkish)

'improbable' daha resmi veya yazılı dilde kullanılır. 'impossible' (imkânsız) ile karıştırmayın. 'improbable event', 'seems improbable' gibi ifadelerde sıkça görülür.

Examples

It is improbable that it will snow in the desert.

Çölde kar yağması **olası olmayan** bir durumdur.

The story he told sounded improbable.

Anlattığı hikaye **olası olmayan** bir hikaye gibi geliyordu.

Winning the lottery is very improbable.

Piyangoyu kazanmak çok **olası olmayan** bir şeydir.

That’s an improbable excuse—you’ll have to try harder next time.

Bu **olası olmayan** bir bahane—bir dahaki sefere daha iyisini bulmalısın.

He pulled off an improbable victory against all odds.

Tüm zorluklara rağmen **olası olmayan** bir zafer kazandı.

Sometimes, life takes the most improbable turns.

Bazen hayat en **olası olmayan** dönüşler yapar.