"impotence" in Turkish
Definition
Bir kişinin fiziksel ya da zihinsel yetisini kaybetmesi veya sürdürememesi durumudur; özellikle erkeklerin cinsel işlev bozukluğunu belirtir. Ayrıca genel anlamda güçsüzlük ya da etkisizlik anlamında da kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Tıbbi bağlamda 'iktidarsızlık' çoğunlukla cinsel işlev bozukluğu için kullanılır; gündelik dilde ise etkisizlik, çaresizlik anlamına gelir. 'Erektil disfonksiyon' daha teknik bir ifadedir.
Examples
He felt a sense of impotence when he couldn't help his friend.
Arkadaşına yardımcı olamayınca derin bir **güçsüzlük** hissetti.
Impotence can be a medical problem for some men.
Bazı erkeklerde **iktidarsızlık** tıbbi bir sorun olabilir.
The team's impotence on the field was clear after the third loss.
Üçüncü mağlubiyetten sonra sahadaki takımın **güçsüzlüğü** belli oldu.
Economic crises can make people feel a deep impotence in changing their lives.
Ekonomik krizler, insanlara hayatlarını değiştirme konusunda derin bir **güçsüzlük** hissettirebilir.
The politician's repeated promises only highlighted his impotence to bring real change.
Siyasetçinin tekrarlanan vaatleri, gerçek değişiklik getirme konusundaki **güçsüzlüğünü** sadece daha fazla vurguladı.
Talking about impotence is often uncomfortable, but it's important for health and relationships.
**İktidarsızlık** hakkında konuşmak çoğu zaman rahatsız edici olsa da, sağlık ve ilişkiler için önemlidir.