"importer" in Turkish
Definition
Yurtdışından mal veya ürün getirip satan kişi ya da şirket.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok ticari ve resmi ortamlarda kullanılır; 'büyük ithalatçı', 'kayıtlı ithalatçı' gibi ifadelerle geçer. Bireysel alışveriş yapanlar için kullanılmaz.
Examples
The company is a leading importer of coffee.
Şirket, kahvenin önde gelen **ithalatçısıdır**.
Germany is an importer of cars from Japan.
Almanya, Japonya'dan otomobil **ithalatçısıdır**.
The importer paid taxes on the goods.
**İthalatçı** malların vergisini ödedi.
Our family business started as a small importer of French cheese.
Aile işletmemiz, Fransız peyniri için küçük bir **ithalatçı** olarak başladı.
You need a license to be an official importer in this country.
Bu ülkede resmi **ithalatçı** olmak için lisans gerekir.
After trade talks, the importer agreed to change suppliers.
Ticaret görüşmelerinden sonra **ithalatçı** tedarikçiyi değiştirmeyi kabul etti.