"implanting" in Turkish
Definition
Bir şeyi (fikir, cihaz veya doku gibi) başka bir şeyin içine yerleştirmek veya eklemek. Genellikle tıbbi alanda, cihaz veya dokuları vücuda yerleştirmek için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle tıp veya bilimsel amaçlarla ('implanting an embryo', 'implanting a pacemaker') kullanılır. Bazen fikir veya alışkanlık kazandırmak anlamında da geçer. Resmi bir ifadedir, günlük konuşmalarda pek kullanılmaz.
Examples
Doctors are implanting a new heart valve in the patient.
Doktorlar, hastanın kalbine yeni bir kalp kapağı **yerleştiriyor**.
The scientist is implanting microchips in animals for research.
Bilim insanı, araştırma için hayvanlara mikroçip **yerleştiriyor**.
They are implanting solar panels under the skin for energy.
Enerji için cildin altına güneş panelleri **yerleştiriyorlar**.
Implanting confidence in her team was just as important as teaching new skills.
Takımına güven **yerleştirmek**, yeni beceriler öğretmek kadar önemliydi.
The idea of implanting memories sounds like science fiction, but technology is advancing fast.
Anıların **yerleştirilmesi** fikri bilim kurgu gibi görünüyor ama teknoloji hızla ilerliyor.
They're implanting tracking devices in endangered animals to monitor their movements.
Onlar, nesli tükenmekte olan hayvanlara hareketlerini izlemek için takip cihazları **yerleştiriyorlar**.