아무 단어나 입력하세요!

"impinging" in Turkish

etkilemek (olumsuz)müdahale etmektecavüz etmek

Definition

Bir şeye güçlü bir şekilde, özellikle olumsuz veya müdahaleci bir şekilde etki etmek; bazen fiziksel temas ya da çarpışma anlamına da gelir.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle teknik, resmi veya hukuki anlatımlarda kullanılır; günlük, küçük etkiler için uygun değildir. 'impinging on' bir sınırı aşma, müdahale etme anlamına gelir.

Examples

The noise from the construction is impinging on my ability to study.

İnşaatın gürültüsü benim ders çalışmamı **etkiliyor**.

His personal life is impinging on his work performance.

Onun özel hayatı iş performansını **olumsuz etkiliyor**.

The branches are impinging on the power lines.

Dallar elektrik hatlarına **temas ediyor**.

Many felt new laws were impinging on their freedom of speech.

Birçok kişi, yeni yasaların ifade özgürlüğünü **ihlal ettiğini** düşündü.

Sorry, I didn’t mean to be impinging on your personal space.

Üzgünüm, kişisel alanınıza **müdahale etmek** istememiştim.

The committee raised concerns about one proposal impinging on existing agreements.

Komite, bir önerinin mevcut anlaşmalar üzerinde **etkisi olabileceği** konusunda endişelerini dile getirdi.