"impatiently" in Turkish
Definition
Birinin bekleyemeyip kolayca sinirlenerek ya da huzursuzca bir şeyi yapması durumunu ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle 'wait', 'tap', 'ask' gibi fiillerle birlikte kullanılır ('sabırsızca beklemek' gibi). Resmi yazışmalarda pek tercih edilmez.
Examples
She waited impatiently for the bus to arrive.
Otobüsün gelmesini **sabırsızca** bekledi.
The children called out impatiently to their mother.
Çocuklar annelerine **sabırsızca** seslendi.
He tapped his foot impatiently while waiting in line.
Sırada beklerken ayağını **sabırsızca** tıklattı.
She glanced at the clock impatiently for the third time.
O saatte üçüncü kez **sabırsızca** baktı.
“Hurry up!” he shouted impatiently from the doorway.
“Acele et!” diye kapıdan **sabırsızca** bağırdı.
He answered my questions impatiently, clearly annoyed.
Sorularıma **sabırsızca** cevap verdi, açıkça sinirliydi.