"immortalize" in Turkish
Definition
Birini veya bir şeyi sonsuza dek hatırlanacak şekilde sanat, hikâye veya anıtlar yoluyla ölümsüz yapmak.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok resmi veya sanatsal ifadelerde kullanılır. 'Bir tablo/şarkı/filmde ölümsüzleştirmek', 'ismini ölümsüzleştirmek' gibi kalıplarda geçer. 'Preserve' ya da 'remember'dan daha kalıcı bir anlamı vardır.
Examples
The artist wanted to immortalize her father in a beautiful portrait.
Sanatçı, babasını güzel bir portrede **ölümsüzleştirmek** istedi.
She hopes to immortalize her story by writing a book.
Hikayesini bir kitap yazarak **ölümsüzleştirmeyi** umuyor.
Their victory was immortalized by photographs in the newspaper.
Zaferleri gazetede yayımlanan fotoğraflarla **ölümsüzleştirildi**.
Songs can immortalize feelings that words alone can't express.
Şarkılar, kelimelerle ifade edilemeyen duyguları **ölümsüzleştirebilir**.
That movie really immortalized the city's beauty for future generations.
O film, şehrin güzelliğini gelecek nesiller için gerçekten **ölümsüzleştirdi**.
He joked that getting his picture on the wall would immortalize him in the office forever.
Duvara fotoğrafı asılırsa, ofiste sonsuza dek **ölümsüzleşeceğini** şaka yaptı.