"immobilized" in Turkish
Definition
Bir şeyin hareket edememesi veya sabit kalması durumu; genellikle bir nesne, kişi veya vücut bölgesi için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Tıbbi veya acil durumlarda ve duygusal (ör. korkudan hareket edememek) bağlamlarda kullanılabilir. 'immobilized limb' bir uzvun sabitlenmesi anlamına gelir.
Examples
His arm was immobilized after the accident.
Kazadan sonra kolu **hareketsiz** kaldı.
The car was immobilized by the snow.
Araba kar yüzünden **hareketsiz** kaldı.
He stood immobilized with fear.
O, korkudan **hareketsiz** kaldı.
The rescue workers quickly immobilized her leg before moving her.
Kurtarma ekipleri, onu taşımadan önce bacağını hızla **sabitledi**.
The dog was immobilized for surgery to keep it safe and still.
Köpek, ameliyat sırasında güvende olması ve kıpırdamaması için **hareketsiz** bırakıldı.
She felt completely immobilized when she lost her job.
İşini kaybedince kendini tamamen **hareketsiz** hissetti.