아무 단어나 입력하세요!

"illuminating" in Turkish

aydınlatıcı

Definition

Yeni bir ışık sağlayan veya bir konunun anlaşılmasını kolaylaştıran. Hem fiziksel ışıkla hem de bilgisel açıklıkla ilgili kullanılabilir.

Usage Notes (Turkish)

Daha resmi ve akademik ortamlarda 'illuminating explanation', 'illuminating talk' gibi kalıplarla kullanılır. Hem gerçek hem de mecaz anlamı vardır.

Examples

The candle gave an illuminating glow to the room.

Mum, odaya **aydınlatıcı** bir parıltı verdi.

Her explanation was very illuminating.

Onun açıklaması çok **aydınlatıcıydı**.

The documentary is illuminating for anyone interested in history.

Bu belgesel, tarihle ilgilenen herkes için **aydınlatıcı**.

I found his comments on the issue truly illuminating.

Onun bu konudaki yorumlarını gerçekten **aydınlatıcı** buldum.

That book was an illuminating read — I learned so much I hadn't expected.

O kitap, benim için **aydınlatıcı** bir okuma oldu – beklemediğim çok şey öğrendim.

Listening to her story was surprisingly illuminating and changed my perspective.

Onun hikayesini dinlemek şaşırtıcı derecede **aydınlatıcıydı** ve bakış açımı değiştirdi.