"husk" in Turkish
Definition
Bazı meyve veya tohumların, özellikle mısır ya da pirinç gibi, kuru dış kabuğudur. Ayrıca bir şeyin dış katmanına, özellikle çıkarıldığında, denir.
Usage Notes (Turkish)
Tarım ve botanikte sık kullanılır. 'a husk of his former self' gibi deyimsel anlamlarda, içi boş ya da canlılığını yitirmiş bir durumu belirtmek için de kullanılabilir. Fiil halinde 'kabuk soymak' anlamını taşır.
Examples
The husk of the corn must be removed before cooking.
Pişirmeden önce mısırın **kabuk**u çıkarılmalı.
Rice husk can be used as animal food.
Pirinç **kabuk**u hayvan yemi olarak kullanılabilir.
Peeling the husk off peanuts is easy.
Yer fıstığının **kabuk**unu soymak kolaydır.
After the harvest, piles of corn husks were left in the field.
Hasattan sonra tarlada mısır **kabuk**ları yığıldı.
He felt like a husk of his former self after the illness.
Hastalıktan sonra, kendini eski halinin bir **kabuk**u gibi hissetti.
You need to husk the coconut before using it in recipes.
Tariflerde kullanmadan önce hindistancevizi'nin **kabuk**u soyulmalı.