"hold the line" in Turkish
Definition
Bu ifadeyle, telefonda beklemek ya da zorlu bir durumda taviz vermeden pozisyonunu korumak anlatılır.
Usage Notes (Turkish)
Telefon konuşmalarında nazikçe beklemelerini isterken kullanılır; ayrıca askeri ya da iş ortamında pozisyonu koruma anlamında da geçer.
Examples
Please hold the line while I check your information.
Bilgilerinizi kontrol ederken lütfen **hattı kapatmayınız**.
If you hold the line, someone will help you soon.
**Hattı kapatmazsanız** yakında biri size yardımcı olacak.
The soldiers were ordered to hold the line at all costs.
Askerlere ne pahasına olursa olsun **yerini korumaları** emredildi.
Can you hold the line? I’ll be right back with your answer.
**Hattı kapatmaz mısınız?** Cevabınızla hemen döneceğim.
We need to hold the line on spending until our budget improves.
Bütçemiz iyileşene kadar harcamalarda **disiplini korumalıyız**.
The coach told the team to hold the line and not give up, no matter what.
Koç, takıma ne olursa olsun **yerini korumalarını** ve vazgeçmemelerini söyledi.