"hoarded" in Turkish
Definition
Gereğinden fazla bir şeyi gizlice veya gelecekte kullanmak için biriktirmek ya da saklamak.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle olumsuz anlam taşır; bencillik veya gereksiz biriktirme anlatır ('hoarded food' gibi). Fiziksel veya soyut şeyler için kullanılabilir. Sıradan bir toplamayı anlatmaz.
Examples
He hoarded all the candy for himself.
Bütün şekerleri kendisi için **istifledi**.
During the storm, people hoarded water and food.
Fırtına sırasında insanlar su ve yiyecek **istifledi**.
She hoarded old magazines under her bed.
Eski dergileri yatağının altına **istifledi**.
I didn’t realize how much stuff I had hoarded until I moved out.
Taşınana kadar ne kadar eşya **istiflediğimi** fark etmemiştim.
The secret documents were hoarded in a locked drawer for years.
Gizli belgeler yıllarca kilitli çekmecede **istiflendi**.
He’s hoarded so many tools that he can barely find anything now.
O kadar çok alet **istifledi** ki artık hiçbir şeyi bulamıyor.