"hinge" in Turkish
Definition
Menteşe, genellikle bir kapı gibi iki şeyi birbirine bağlayıp birinin açılıp kapanmasını sağlayan hareketli parçadır. Ayrıca bir olayın bağlı olduğu ana faktörü de anlatabilir.
Usage Notes (Turkish)
'Menteşe' kelimesi başta kapı veya kutu gibi fiziksel nesnelerin bağlantı noktası için kullanılır. 'Hinges on' ifadesi bir şeyin ana faktöre bağlı olmasını anlatır. Fiil olarak nadirdir.
Examples
The door cannot open without a hinge.
Kapı **menteşe** olmadan açılamaz.
He replaced the old hinge on the gate.
Kapıdaki eski **menteşe**yi değiştirdi.
The box has a small metal hinge at the back.
Kutunun arkasında küçük metal bir **menteşe** var.
The whole plan hinges on whether we get that permit.
Tüm plan o izni alıp almayacağımıza **bağlı**.
Can you hear that squeak? I think the hinge needs oil.
O gıcırtıyı duyuyor musun? Sanırım **menteşe** yağlanmalı.
His argument really hinges on that one piece of evidence.
Onun savı gerçekten sadece o kanıta **dayanıyor**.