"hightails" in Turkish
Definition
Korku, acele ya da sorunlardan kaçınmak için bir yeri çabucak terk etmek.
Usage Notes (Turkish)
Gündelik ve samimi konuşmalarda kullanılır; panik veya acele içeren durumlarda uygun. Resmi yazılarda tercih edilmez. 'Tabanları yağlamak' deyimiyle benzer anlamda kullanılır.
Examples
He hightails out of the room when he sees a spider.
Bir örümcek görünce odadan hemen **kaçıyor**.
They hightail home before it starts raining.
Yağmur başlamadan önce hemen **eve kaçıyorlar**.
The dog hightails it down the street when it hears thunder.
Köpek, gök gürültüsünü duyunca caddeden hemen **kaçıyor**.
As soon as the bell rings, everyone hightails it out of the classroom.
Zil çalar çalmaz herkes sınıftan hemen **kaçıyor**.
We saw the security guard coming and hightailed it out of there.
Güvenlik görevlisini görünce oradan hemen **kaçtık**.
If you see trouble coming, just hightail it out of the way.
Sorun çıkacağını görürsen, hemen **kaç**.