"highfalutin" in Turkish
Definition
Konuşma, davranış ya da üslubun aşırı gösterişli veya yapmacık şekilde gösterilerek etkileyici görünmeye çalışması.
Usage Notes (Turkish)
Gündelik ve hafif alaycıdır; çok abartılı, ağır dil veya davranışı eleştirirken kullanılır. 'highfalutin konuşma' veya 'highfalutin tavır' gibi kalıplarda sıkça görülür.
Examples
He gave a highfalutin speech at the meeting.
Toplantıda **ağdalı** bir konuşma yaptı.
I don't like his highfalutin manners.
Onun **gösterişli** tavırlarını sevmiyorum.
The book is full of highfalutin language.
Bu kitap **ağdalı** bir dille dolu.
Don't give me that highfalutin talk—you don't fool anyone.
Bana o **ağdalı** lafları etme—kimseyi kandıramazsın.
His writing seems too highfalutin for a simple topic like this.
Böyle basit bir konu için yazısı çok **ağdalı** görünüyor.
People get annoyed when politicians sound highfalutin instead of real.
Siyasetçiler **ağdalı** konuştuğunda insanlar rahatsız oluyor.