"hewn" in Turkish
Definition
Kazma, balta veya benzeri aletlerle taş ya da tahtanın elde biçimlendirilmiş veya oyularak işlenmiş hali.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla sıfat olarak kullanılır ('rough-hewn', 'well-hewn stone'). Gündelik dilde nadirdir; daha çok edebi veya betimleyici anlatımlarda rastlanır. Biçimlendirme sonucunu ifade eder, süreci anlatmaz.
Examples
The walls were built from hewn stone.
Duvarlar **yontulmuş** taştan inşa edildi.
Each beam in the cabin was hewn by hand.
Kulübedeki her kiriş elle **yontulmuştu**.
The statue was expertly hewn from marble.
Heykel, mermerden ustalıkla **yontulmuştu**.
The old church has a door of rough-hewn wood that adds to its charm.
Eski kilisenin cazibesine katkı yapan, **yontulmuş** ve kaba görünümlü bir tahta kapısı var.
The steps leading to the cave are hewn right into the rock.
Mağaraya çıkan basamaklar, kayanın içine **yontulmuş**.
The artist loved the look of hewn granite for her sculptures.
Sanatçı heykelleri için **yontulmuş** granit görünümünü seviyordu.