"hermaphroditic" in Turkish
Definition
Hem dişi hem erkek üreme organlarına veya özelliklerine sahip olma durumu. Genellikle bitki ve hayvanlar için biyolojide kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok bilimsel ve teknik ortamlarda, bitkiler ve bazı hayvanlar için kullanılır. Günlük konuşmada nadir görülür, insanlar için kullanılmaz.
Examples
Some flowers are hermaphroditic and contain both pollen and eggs.
Bazı çiçekler **hermafroditik** olup hem polen hem de yumurta içerir.
Earthworms are hermaphroditic animals.
Toprak solucanları **hermafroditik** hayvanlardır.
Some fish species are hermaphroditic and can change sex.
Bazı balık türleri **hermafroditik** ve cinsiyet değiştirebilir.
The plant's hermaphroditic nature helps it reproduce on its own.
Bitkinin **hermafroditik** yapısı, kendi kendine üremesine yardımcı olur.
Snails are famous for being hermaphroditic, which means any two can mate and both may lay eggs.
Salyangozlar, **hermafroditik** olmalarıyla ünlüdür; yani herhangi iki salyangoz çiftleşebilir ve her ikisi de yumurtlayabilir.
In biology class, we learned how hermaphroditic organisms contribute to their ecosystems.
Biyoloji dersinde, **hermafroditik** organizmaların ekosistemlere nasıl katkı sağladığını öğrendik.