"help up" in Turkish
Definition
Düşen ya da oturan birine ayağa kalkmasında yardımcı olmak.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok konuşma dilinde, fiziksel yardım için kullanılır. 'help out' gibi genel yardım anlamı taşımaz.
Examples
I saw him fall and went to help up.
Onun düştüğünü gördüm ve **yardım edip kaldırmaya** koştum.
Can you help up the little boy?
Küçük çocuğu **yardım edip kaldırabilir** misin?
She needed someone to help up after tripping.
O, takıldıktan sonra **yardım edip kaldıracak** birine ihtiyaç duydu.
He quickly ran over to help up his grandmother when she slipped.
Büyükannesi kayınca hemen koşup **yardım edip kaldırdı**.
After the accident, two people stopped to help up the cyclist.
Kaza sonrası iki kişi bisikletliyi **yardım edip kaldırdı**.
If you ever fall, don’t worry—someone will always help up.
Eğer bir gün düşersen, endişelenme—her zaman seni **yardım edip kaldıracak** biri olur.