"headsman" in Turkish
Definition
Geçmişte, idam cezalarını, özellikle de kesme yoluyla yerine getiren kişidir.
Usage Notes (Turkish)
Kelime, günümüzde nadiren kullanılır; daha çok tarihsel anlatımlarda, edebiyatta veya filmlerde geçer. Sadece kafa kesen cellat anlamındadır.
Examples
The headsman wore a black hood during the execution.
İnfaz sırasında **cellat** siyah bir kukuleta takıyordu.
In ancient times, the headsman was feared by everyone.
Eski zamanlarda herkes **cellat**tan korkardı.
The king ordered the headsman to prepare for the execution.
Kral, **cellat**a infazı hazırlamasını emretti.
The role of the headsman is often portrayed in medieval dramas.
Ortaçağ dramalarında sıklıkla **cellat** rolü gösterilir.
Few people wanted to be friends with the town headsman.
Kasaba **cellat**ı ile arkadaş olmak isteyen çok az kişi vardı.
Legends say the old headsman disappeared without a trace.
Efsanelere göre yaşlı **cellat** iz bırakmadan ortadan kaybolmuş.