아무 단어나 입력하세요!

"headland" in Turkish

burun

Definition

Burun, deniz veya büyük bir su kütlesine doğru çıkan yüksek kara parçasıdır, genellikle kenarları diktir.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle coğrafya, edebiyat ya da seyahat bağlamında kullanılır. Küçük kayalıklar veya sığlıklar için değil, daha belirgin kara parçaları için uygundur. 'Promontory' ile yakın anlamlı ama kara kısmının çıkıntılı olmasına vurgu yapar.

Examples

The lighthouse stands on the headland above the sea.

Deniz feneri, denizin üzerindeki **burun**da duruyor.

Seagulls fly around the rocky headland.

Martılar, kayalık **burun**un etrafında uçuyor.

From the headland, you can see ships in the distance.

**Burun**dan uzaktaki gemileri görebilirsin.

We had a picnic on the grassy headland overlooking the ocean.

Okyanusa bakan çimenli bir **burun**da piknik yaptık.

The sun set beautifully behind the distant headland.

Güneş, uzaktaki **burun**un arkasında güzelce battı.

Fishermen often tie their boats near the old headland at night.

Balıkçılar genellikle geceleri eski **burun**un yanına teknelerini bağlarlar.