아무 단어나 입력하세요!

"have to spare" in Turkish

fazladan olmakayıracak olmak

Definition

Bir şeyden ihtiyacınızdan fazla olması ve bu fazlayı başkasına verebilmeniz ya da kullanabilmeniz durumudur.

Usage Notes (Turkish)

Resmiyetten uzak konuşmalarda sıkça duyulur. Zaman, para gibi miktarı olan şeylerle kullanılır, kibarca bir şey istemek için uygundur.

Examples

Do you have to spare any change for the bus?

Otobüs için **fazladan** bozuk paran var mı?

I don't have to spare any time today.

Bugün **ayıracak** hiç vaktim yok.

She always has to spare some cookies for her friends.

O, her zaman arkadaşlarına **fazladan** kurabiye ayırır.

Hey, do you have to spare a couple of minutes to help me?

Hey, bana yardımcı olmak için birkaç dakika **ayıracak** vaktin var mı?

If you have to spare any old clothes, we can donate them.

**Fazladan** eski kıyafetin varsa bağışlayabiliriz.

I wish I had to spare more energy at the end of the day.

Keşke günün sonunda **fazladan** daha fazla enerjim olsaydı.