"have stick in your craw" in Turkish
Definition
Bir şey içine dert olursa ya da içine oturursa, bu onu unutamadığın veya sürekli rahatsız olduğun anlamına gelir; genellikle adaletsizlik veya alınma durumlarında kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'İçine oturmak' ya da 'dert olmak' deyimleri, yakın arkadaşlar arasında ya da gündelik konuşmalarda kullanılır. Resmî yazışmalarda tercih edilmez.
Examples
That comment really had stick in my craw for weeks.
O yorum haftalarca **içime oturdu**.
It still has stick in her craw that she was blamed for the mistake.
Hâlâ hatasında suçlanması **içini kemiriyor**.
Losing the game to our rivals has stick in our craw.
Rakiplere yenilmek hâlâ **içimize oturdu**.
I know I should let it go, but what she said just has stick in my craw.
Biliyorum bırakmam lazım ama söyledikleri hâlâ **içime dert oluyor**.
He apologized, but it still has stick in my craw all this time.
O özür diledi ama hâlâ **içime oturmuş durumda**.
It really had stick in my craw that they didn't invite me to the celebration.
Kutlamaya davet edilmedim; bu gerçekten **içime dert oldu**.