"have in hand" in Turkish
Definition
Bir şeyi o anda elinde bulundurmak ya da bir durumu veya işi kontrol etmek anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
Genelde iş veya planlama gibi konularda, bir şeyin kontrolünüzde olduğunu belirtmek veya başkasını rahatlatmak için kullanılır. Hem fiziksel hem de mecazi anlamı vardır.
Examples
Do you have in hand the tickets for the show?
Gösterinin biletleri **elinde mi**?
He always likes to have in hand a project.
O, her zaman bir projeyi **elde tutmayı** sever.
The manager has in hand the situation.
Müdür durumu **kontrolünde tutuyor**.
Don’t worry, I have everything in hand.
Endişelenme, her şey **elimde**.
How many clients do you have in hand this month?
Bu ay **elden kaç müşterin** var?
We need to have in hand all the data before making a decision.
Karar vermeden önce tüm verilerin **elde olması** gerekiyor.