"have an eye on" in Turkish
Definition
Bir şeyi almak istemek veya birinin/güvenliği için dikkatlice izlemek.
Usage Notes (Turkish)
Resmi olmayan bir ifadedir; bir şeyi almak istemek ya da birini gözetlemek için kullanılır. Bazen romantik anlamı da taşıyabilir.
Examples
I have an eye on that new phone at the store.
Mağazadaki o yeni telefona **gözüm var**.
Can you have an eye on my bag while I go to the bathroom?
Ben tuvalete giderken çantama **göz kulak olur musun**?
Teachers have an eye on the students during the trip.
Öğretmenler gezi sırasında öğrencileri **gözetler**.
I've had my eye on that apartment for weeks; I hope it doesn't get rented.
Haftalardır o daireye **gözüm var**; umarım kiralanmaz.
If you're planning to leave early, I'll have an eye on your desk for you.
Eğer erken çıkmayı düşünüyorsan, masana **göz kulak olurum**.
He definitely has an eye on you—I saw the way he looked during lunch.
O kesinlikle sana **göz koymuş**—öğle yemeğinde nasıl baktığını gördüm.