"have a passion for" in Turkish
Definition
Bir konuda ya da etkinlikte büyük ilgi ve heyecan hissetmek.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle bir isim veya isimleşmiş fiilden önce gelir. İnsanları tanımlamada kullanılmaz; yalnızca ilgi alanları ve aktiviteler için kullanılır.
Examples
She has a passion for painting.
Onun **resim yapmaya tutkusu** var.
I have a passion for learning new languages.
Yeni diller öğrenmeye **tutkum var**.
Tom has a passion for cooking Italian food.
Tom'un İtalyan yemeği pişirmeye karşı **büyük bir tutkusu** var.
Ever since college, I've had a passion for environmental issues.
Üniversiteden beri çevre konularına karşı **büyük bir tutkum var**.
You can tell she has a passion for music the way she talks about it.
Müziğe **tutkusu** olduğu konuşmasından belli.
It's clear he has a passion for helping others; he's always volunteering.
Başkalarına yardım etmeye **tutkusu** olduğu açık; sürekli gönüllü oluyor.