"have a go" in Turkish
Definition
Yeni veya alışılmadık bir şeyi yapmayı denemek. Genellikle birine cesaret vermek için söylenir.
Usage Notes (Turkish)
Gündelik, samimi konuşmalarda kullanılır. Büyük riskli işler için değil, daha çok yeni şeyler denemek için cesaretlendirme amaçlıdır.
Examples
Let me have a go at fixing the TV.
Televizyonu tamir etmeyi **denememe** izin ver.
Do you want to have a go at this puzzle?
Bu bulmacayı **denemek** ister misin?
I’ve never skated before, but I’ll have a go.
Daha önce hiç kaymadım ama **deneyeceğim**.
You never know until you have a go!
**Denemeden** bilemezsin!
I thought I’d have a go at cooking something different tonight.
Bu gece farklı bir yemek **denemeye** karar verdim.
He’s never painted before, but he’s willing to have a go.
O daha önce hiç resim yapmadı ama **denemeye** istekli.