"hatred" in Turkish
Definition
Birine veya bir şeye karşı hissedilen çok güçlü hoşnutsuzluk ya da öfke duygusu. Genellikle kalıcı ve derin olumsuz duyguları ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
'Nefret' çok güçlü bir kelimedir, hafif hoşnutsuzluk için kullanılmaz. 'Derin nefret', 'nefret dolu' gibi kalıplarda sıkça geçer.
Examples
He felt hatred for the bully at school.
Okuldaki zorbayı **nefret** ile hissetti.
Wars often start because of long-standing hatred.
Savaşlar çoğunlukla uzun süreli **nefret** yüzünden başlar.
She has no hatred in her heart.
Onun kalbinde hiç **nefret** yoktu.
His voice was filled with hatred when he spoke about his enemies.
Düşmanlarından bahsederken sesi **nefret** doluydu.
Over time, hatred only brings more pain and suffering.
Zamanla **nefret** sadece daha fazla acı ve ıstırap getirir.
They tried to move past their hatred and find peace.
Onlar, **nefret**lerini aşarak barış bulmaya çalıştılar.