"hardly have time to breathe" in Turkish
Definition
Çok meşgul olmak ve dinlenmek için bile hiç vakti olmamak.
Usage Notes (Turkish)
Deyimdir; nefes almak burada gerçek anlamda değildir, aşırı meşguliyeti vurgular. 'Nefes almaya bile vakit bulamıyorum' örneği sık geçer.
Examples
This week, I hardly have time to breathe because of all my meetings.
Bu hafta tüm toplantılar yüzünden **nefes almaya bile zaman bulamıyorum**.
Parents of newborn babies hardly have time to breathe.
Yeni doğmuş bebeklerin ebeveynleri **nefes almaya bile zaman bulamaz**.
She works so much that she hardly has time to breathe.
O kadar çok çalışıyor ki **nefes almaya bile vakti yok**.
Since I started my new job, I hardly have time to breathe during the day.
Yeni işe başladığımdan beri gündüzleri **nefes almaya bile vakit bulamıyorum**.
With all these deadlines, we hardly have time to breathe around here!
Bütün bu teslim tarihlerinde burada **nefes almaya bile zaman bulamıyoruz**!
During finals week, students hardly have time to breathe, let alone go out.
Final haftasında öğrenciler **nefes almaya bile zaman bulamaz**, dışarı çıkmak imkansız!