"harangued" in Turkish
Definition
Birine uzun ve sert bir şekilde eleştiri veya azarlama amacıyla konuşmak.
Usage Notes (Turkish)
Kelimede resmî ve edebi bir ton vardır; 'about' veya 'for' ile sık kullanılır. Sıradan azarlamadan daha serttir.
Examples
The teacher harangued the students for being late.
Öğretmen, öğrencileri geç kaldıkları için **uzun uzun azarladı**.
He felt embarrassed after being harangued in front of his friends.
Arkadaşlarının önünde **uzun uzun azarlandığı** için utanmıştı.
My mother harangued me about my messy room.
Annem, dağınık odam için beni **uzun uzun azarladı**.
The coach harangued the team after their poor performance.
Antrenör, kötü performanslarından sonra takımı **sertçe eleştirdi**.
I was harangued for not replying to emails quickly enough.
E-postalara hızlı dönmediğim için **uzun uzun azarlanmıştım**.
After forgetting their anniversary, he was harangued all evening.
Yıldönümünü unuttuktan sonra, bütün akşam **azarlanıp durdu**.