"hand it to" in Turkish
Definition
Birinin yaptığı başarılı bir işi kabul edip onu hak ettiği şekilde takdir etmek ya da övmektir.
Usage Notes (Turkish)
'Hakkını vermek' genellikle biri övgüyü hak ettiğinde kullanılır. Gerçek anlamda bir şey vermekten ziyade, başarıyı kabul etmektir.
Examples
You have to hand it to her—she worked really hard to win the prize.
Onun **hakkını vermek** lazım—ödülü kazanmak için çok çalıştı.
I have to hand it to John; he fixed the car by himself.
John’un **hakkını vermek** gerekiyor; arabayı kendi başına tamir etti.
You really have to hand it to the team. They never gave up.
Takıma **hakkını vermek** gerek. Asla pes etmediler.
I gotta hand it to you, that was a smart move.
**Hakkını vermek** lazım, bu akıllıca bir hamleydi.
You gotta hand it to Mark—he pulled it off when nobody else could.
Mark’ın **hakkını vermek** gerek—başkası yapamadı, ama o başardı.
Even when she makes mistakes, you have to hand it to her for trying.
Hata yaptığında bile, denediği için ona **hakkını vermek** lazım.