"guns blazing" in Turkish
Definition
Bir işi ya da eylemi baştan sona büyük enerji, kararlılık ve heves ile yapmak; genellikle iddialı ya da gösterişli bir başlangıcı anlatır.
Usage Notes (Turkish)
Gayri resmi ve abartılı bir deyimdir; 'guns blazing' genellikle iddialı veya enerjik biçimde hareket etmek anlamında kullanılır.
Examples
The team entered the final with guns blazing.
Takım final maçına **tüm gücüyle** çıktı.
She started her new job with guns blazing.
Yeni işine **tüm gücüyle** başladı.
He went into the meeting guns blazing to defend his idea.
Fikrini savunmak için toplantıya **tüm gücüyle** girdi.
If you want to impress them, go in there guns blazing!
Etkilemek istiyorsan, oraya **tüm gücüyle** gir!
She answered all the tough questions guns blazing during the interview.
Mülakatta tüm zor soruları **tüm gücüyle** yanıtladı.
They didn't hold back—they came at us guns blazing from the start.
Hiç geri adım atmadılar—başından beri bize karşı **tüm gücüyle** geldiler.