"guided" in Turkish
Definition
Birisi veya bir şey tarafından yönlendirilmiş; talimat, liderlik veya gözetim almış olan.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla sıfat olarak ('guided tour' gibi) kullanılır. Biri yönlendiriyorsa uygundur, tamamen bağımsız işler için kullanılmaz.
Examples
We took a guided city tour yesterday.
Dün **rehberli** bir şehir turu yaptık.
This is a guided meditation session.
Bu, **yönlendirilmiş** bir meditasyon oturumudur.
The students were guided through the process step by step.
Öğrenciler, süreç boyunca adım adım **yönlendirildi**.
I prefer guided tours because you get to learn so much more.
Ben **rehberli** turları tercih ediyorum çünkü böylece çok daha fazla şey öğreniyorsun.
The app offers guided breathing exercises to help you relax.
Uygulama, rahatlamanız için **yönlendirilmiş** nefes egzersizleri sunuyor.
Unlike self-study, guided learning keeps you on track.
Kendi başına çalışmanın aksine, **yönlendirilmiş** öğrenme seni yolunda tutar.