아무 단어나 입력하세요!

"grow on" in Turkish

zamanla hoşuna gitmekgittikçe sevmek

Definition

Başta pek hoşlanmadığın bir şeyin zamanla daha çok hoşuna gitmeye başlaması.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle başta hoşuna gitmeyen yemek, müzik, insan veya deneyimler için kullanılır. Bitkiler için kullanılmaz. 'It grows on me/you' gibi kalıplar halinde kullanılır.

Examples

This song didn't impress me at first, but it started to grow on me.

Bu şarkı ilk başta beni etkilemedi ama zamanla bana **hoşuna gitmeye** başladı.

Spicy food can grow on you if you try it a few times.

Acılı yemekler birkaç kez denersen sana **zamanla hoşuna gidebilir**.

At first I didn't like my new job, but it's starting to grow on me.

Başta yeni işimden hoşlanmadım ama şimdi bana **gittikçe sevmeye** başladım.

Don’t worry, living in a big city will grow on you over time.

Endişelenme, büyük şehirde yaşamak zamanla sana **hoşuna gitmeye** başlayacak.

Her quirky sense of humor really grew on me after a while.

Onun tuhaf mizah anlayışı bir süre sonra bana gerçekten **hoşuma gitmeye** başladı.

At first, this TV show seemed boring, but it really grew on us by the second season.

İlk başta bu dizi sıkıcı görünüyordu ama ikinci sezonda gerçekten **hoşumuza gitmeye** başladı.