아무 단어나 입력하세요!

"grow in" in Turkish

bir şeyde artmak (özgüven, önem, popülerlik vb.)bir şeyde gelişmek

Definition

Özgüven, önem veya popülerlik gibi bir özellikte zamanla yavaşça artmak veya gelişmek anlamına gelir.

Usage Notes (Turkish)

Fiziksel nesneler için kullanılmaz, sadece soyut kavramlarla (özgüven, popülerlik gibi) kullanılır. Hem resmi hem gündelik dilde geçerlidir.

Examples

She began to grow in confidence after joining the club.

Kulübe katıldıktan sonra, kendisi **özgüveninde artmaya** başladı.

His skills grow in importance each year.

Onun becerileri her yıl **önem kazanmaya** devam ediyor.

Students often grow in knowledge over time.

Öğrenciler zamanla **bilgi bakımından gelişirler**.

You’ll grow in confidence the more you practice.

Ne kadar çok pratik yaparsan o kadar çok **özgüven kazanırsın**.

Our brand has really grown in popularity lately.

Son zamanlarda markamız gerçekten **popülerlik kazanıyor**.

That idea could grow in value over time if we develop it.

O fikri geliştirirsek zamanla **değer kazanabilir**.