"groundbreaking" in Turkish
Definition
Tamamen yeni, orijinal ve büyük değişiklik yapan şeyler için kullanılır; genellikle keşif, fikir veya icatlar için söylenir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle 'groundbreaking research', 'groundbreaking technology' gibi benzersiz ve büyük yenilikler için kullanılır. Küçük veya sıradan değişikliklerde kullanılmaz.
Examples
The scientist made a groundbreaking discovery.
Bilim insanı **çığır açıcı** bir keşif yaptı.
Their new phone has groundbreaking technology.
Yeni telefonlarında **çığır açıcı** bir teknoloji var.
The movie was groundbreaking for its time.
O film, dönemi için **çığır açıcıydı**.
Her groundbreaking research changed the whole field of medicine.
**Çığır açıcı** araştırması tıp alanının tamamını değiştirdi.
That's a groundbreaking idea—I’ve never heard anything like it before.
Bu **çığır açıcı** bir fikir—böyle bir şeyi daha önce hiç duymamıştım.
The company's groundbreaking approach set them apart from competitors.
Şirketin **çığır açıcı** yaklaşımı onları rakiplerinden ayırdı.