"gross out" in Turkish
Definition
Birini özellikle pis, rahatsız edici veya şok edici bir şey nedeniyle iğrendirmek ya da tiksindirmek.
Usage Notes (Turkish)
Resmî konuşmalarda kullanılmaz; kötü koku, böcek veya rahatsız edici konularda yaygındır. 'Grossed out' formu kendini çok iğrenmiş hissetmek anlamında kullanılır.
Examples
Dirty bathrooms really gross out Anna.
Kirli banyolar Anna'yı gerçekten **iğrendiriyor**.
Bugs usually gross out little kids.
Böcekler genellikle küçük çocukları **iğrendirir**.
That movie scene grossed out a lot of people.
O film sahnesi birçok kişiyi gerçekten **iğrendirdi**.
Don’t gross out your friends by talking about bugs at dinner.
Akşam yemeğinde böceklerden bahsedip arkadaşlarını **iğrendirme**.
He always tries to gross me out with disgusting videos.
O her zaman iğrenç videolarla beni **iğrendirmeye çalışıyor**.
Honestly, those stories really gross me out—I can’t listen to them.
Açıkçası, o hikayeler bana çok **iğrenç geliyor**—dinleyemiyorum.