아무 단어나 입력하세요!

"grind" in Turkish

öğütmekçok çalışmak

Definition

Bir şeyi iki sert yüzey arasında ezerek ya da sürterek toz veya çok küçük parçalara ayırmak. Gayriresmî olarak çok çalışmak veya yorucu bir işle uğraşmak anlamında da kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

'grind' hem gerçekten bir şeyi (kahve, baharat) öğütmek hem de çok çalışmak anlamında kullanılır. 'the daily grind' gibi ifadeler günlük yorucu işleri anlatır.

Examples

Please grind the coffee beans before you make coffee.

Lütfen kahve yapmadan önce kahve çekirdeklerini **öğütün**.

He used a stone to grind the spices into powder.

Baharatları toz haline getirmek için taşla **öğüttü**.

I have to grind through all this homework tonight.

Bu gece bütün bu ödevleri **zorla bitirmem** gerekiyor.

She's been on the grind since early morning getting ready for exams.

Sabahın erken saatlerinden beri sınavlara hazırlanmak için **çok çalışıyor**.

Sometimes you just have to grind until you achieve your goals.

Bazen hedeflerine ulaşana kadar sadece **çok çalışmak** gerekir.

After hours at the gym, I really felt the grind.

Spor salonunda saatler geçirdikten sonra gerçekten **yorgunluğu** hissettim.