"grimace" in Turkish
Definition
Acı, rahatsızlık veya beğenmeme gibi olumsuz duyguları göstermek için yüzün bükülmüş bir şekilde şekil almasıdır.
Usage Notes (Turkish)
'Yüz buruşturmak' hem fiil hem isim olarak kullanılabilir. Çoğunlukla acı, hoşlanmama gibi olumsuz hislerle ifade edilir. Konuşmada değil, daha çok yazılı anlatımda rastlanır.
Examples
He made a grimace when he tasted the sour lemon.
Ekşi limonu tadınca **yüz buruşturmak** yaptı.
The child showed a grimace because of the pain in his knee.
Çocuk dizindeki ağrı yüzünden **yüzünü buruşturdu**.
Try not to grimace at the medicine's taste.
İlacın tadında **yüzünü buruşturma**maya çalış.
She tried to hide her grimace, but everyone saw it.
**Yüz buruşturmasını** gizlemeye çalıştı ama herkes gördü.
Whenever he hears bad news, he can't help but grimace.
Kötü haber duyunca **yüz buruşturmadan** edemiyor.
His joke made everyone grimace instead of laugh.
Onun şakası herkesi güldürmek yerine **yüz buruşturttu**.