"greatness" in Turkish
Definition
Çok önemli, başarılı veya takdir edilen olma niteliği; yetenek, başarı veya karakterde üstünlük durumu.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmi veya ilham verici ortamlarda kullanılır ('büyüklük yolu', 'büyüklüğe ulaşmak'). Büyük çaplı başarı veya üstün karakter için kullanılır.
Examples
He dreamed of achieving greatness in his career.
O, kariyerinde **büyüklük** elde etmeyi hayal etti.
Many people admire Martin Luther King Jr.'s greatness.
Birçok insan, Martin Luther King Jr.'ın **büyüklüğü**ne hayran kalıyor.
The team's greatness comes from working together.
Takımın **büyüklüğü**, birlikte çalışmaktan gelir.
She never chased fame—her greatness was in her kindness to others.
O, asla şöhretin peşinden koşmadı—onun **büyüklüğü** başkalarına olan nezaketindeydi.
Not everyone recognizes greatness when they see it.
Herkes, **büyüklüğü** gördüğünde tanımaz.
Some say that true greatness is measured by how you treat people.
Bazıları, gerçek **büyüklüğün** insanlara nasıl davrandığın ile ölçüldüğünü söyler.