"gratis" in Turkish
Definition
Bir şeyin herhangi bir ücret talep edilmeden sunulmasıdır.
Usage Notes (Turkish)
'Ücretsiz' ve 'bedava' genellikle yazılı veya resmi dilde tercih edilir; günlük konuşmada 'bedava' daha sık kullanılır. 'Ücretsiz zaman' ya da 'özgürlük' anlamında kullanılmaz.
Examples
The food was given gratis to all guests.
Yemek tüm misafirlere **ücretsiz** olarak verildi.
Children under 5 can enter gratis.
5 yaş altındaki çocuklar **ücretsiz** girebilir.
He received a coffee gratis from the manager.
Yönetici ona bir kahveyi **ücretsiz** verdi.
The museum offered entry gratis as part of their anniversary celebration.
Müze, yıldönümü kapsamında girişleri **ücretsiz** yaptı.
The lawyer consulted with her gratis before taking her case.
Avukat, davasını almadan önce onunla **ücretsiz** görüştü.
You get a second month gratis when you sign up today!
Bugün üye olursanız ikinci ayı **ücretsiz** alırsınız!