"grandest" in Turkish
Definition
Bu kelime, bir grup arasında en etkileyici, büyük veya ihtişamlı olanı ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok binalar, etkinlikler veya önemli başarılar için kullanılır. İnsanlar için nadiren kullanılır. Sık: 'the grandest building', 'her grandest ambition'.
Examples
This is the grandest castle I have ever seen.
Bu, şimdiye kadar gördüğüm **en görkemli** kaledir.
The grandest room is reserved for the king.
**En görkemli** oda kral için ayrılmıştır.
They wore their grandest clothes to the party.
Partiye **en ihtişamlı** kıyafetlerini giydiler.
Out of all the ideas, hers was certainly the grandest.
Tüm fikirler içinde, kesinlikle **en görkemli** olan onunkiydi.
That's the grandest celebration our town has ever had.
Bu, kasabamızın şimdiye kadarki **en görkemli** kutlamasıydı.
He promised to give her the grandest wedding she could imagine.
Ona hayal edebileceği **en ihtişamlı** düğünü yapacağına söz verdi.