아무 단어나 입력하세요!

"god's gift" in Turkish

tanrının lütfukendini çok özel sanan kişi

Definition

Çok değerli veya büyük bir nimet olarak görülen kişi ya da şey için kullanılır. Günlük konuşmada genellikle kibrini ya da kendini üstün görmeyi alaya almak için söylenir.

Usage Notes (Turkish)

En çok alaycı ya da esprili bir şekilde kullanılır; 'God's gift to women' gibi kalıplar yaygındır. Doğrudan iltifat olarak kullanılmamalı.

Examples

He thinks he is God's gift to women.

Kendini kadınlar için **tanrının lütfu** sanıyor.

Some people see music as God's gift to humanity.

Bazı insanlar müziği insanlığa **tanrının lütfu** olarak görür.

He acts like he is God's gift, but no one is impressed.

**Tanrının lütfu** gibi davranıyor ama kimse etkilenmiyor.

Don’t mind Jake—he acts like he’s God’s gift, but he’s really not that special.

Jake’e aldırma—sanki **tanrının lütfu** gibi davranıyor ama aslında o kadar da özel değil.

She won the award, but she doesn’t go around acting like she’s God’s gift.

Ödül kazandı ama hiçbir zaman **tanrının lütfu** gibi davranmıyor.

Whenever he walks into the room, he gives off this 'I'm God’s gift' vibe.

Odaya her girdiğinde ‘ben **tanrının lütfu**yum’ havası estiriyor.