"goaded" in Turkish
Definition
Birini rahatsız ederek, zorlayarak veya devamlı dürtükleyerek bir şey yapmaya yöneltmek.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok edebi veya resmî kullanımlarda görülür. 'Goaded into' kalıbı yaygındır (ör: 'goaded into action'). Hafif teşvik için değil, ısrarlı veya sıkıcı kışkırtma anlamı taşır.
Examples
She goaded her brother into cleaning his room.
O, erkek kardeşini odasını temizlemesi için **kışkırttı**.
He felt goaded by his friends to join the contest.
Arkadaşlarının kendisini yarışmaya katılması için **kışkırttığını** hissetti.
The coach goaded the team to work harder.
Antrenör takımı daha çok çalışmaya **kışkırttı**.
Tired of being goaded, he finally spoke up for himself.
Sürekli **kışkırtılmaktan** bıkan adam sonunda kendini savundu.
She only agreed after being goaded by everyone in the office.
Ofisteki herkes tarafından **kışkırtıldıktan** sonra ancak kabul etti.
They goaded him into making a decision he later regretted.
Onu, daha sonra pişman olacağı bir karar almaya **kışkırttılar**.