아무 단어나 입력하세요!

"go on an errand" in Turkish

işe gitmek (görev, alışveriş vs.)bir işi halletmek

Definition

Ev veya iş yerinden çıkıp kısa süreli bir iş yapmak; alışveriş, fatura ödeme ya da bir şeyi teslim etmek gibi küçük görevler için dışarı gitmek.

Usage Notes (Turkish)

‘İşe gitmek’ ya da ‘bir işi halletmek’ günlük ve küçük işleri tanımlar. Kendi ya da başkası için kullanılabilir. Gündelik hayatta 'alışverişe gitmek' gibi ifadeler de kullanılır.

Examples

I need to go on an errand after lunch.

Öğle yemeğinden sonra **bir işe gitmem gerek**.

She will go on an errand for her grandmother.

Büyükanne için **işe gidecek**.

Can you go on an errand to the store for me?

Benim için mağazaya **işe gider misin**?

I'll be quick, just need to go on an errand downtown.

Çabuk dönerim, sadece şehir merkezinde bir **işim var**.

He offered to go on an errand so I could rest.

Ben dinlenebileyim diye **işe gitmeyi** teklif etti.

Whenever my mom needs something, I'm the one who has to go on an errand.

Annem bir şey isterse, hep ben **işe gitmek zorunda kalırım**.