"glitters" in Turkish
Definition
Birçok küçük parlak ışık yansımalarıyla ışıldamak veya parıldamak. Ayrıca parıltısından dolayı çekici görünen şeyler için de kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla yıldız, mücevher, su gibi ışık yansıtan veya çıkaran şeyler için söylenir. 'All that glitters is not gold' ifadesiyle mecazi anlamda da kullanılır. Günlük konuşmada 'shine' daha yaygındır.
Examples
The snow glitters in the morning sun.
Kar sabah güneşinde **parıldar**.
Her necklace glitters when the light hits it.
Işık vurunca kolyesi **parıldar**.
The lake glitters at sunset.
Göl gün batımında **ışıltı saçar**.
All that glitters isn't gold.
Her **parıldayan** şey altın değildir.
Her dress glitters under the party lights and catches everyone's attention.
Elbisesi parti ışıklarının altında **parıldar** ve herkesin dikkatini çeker.
The city skyline glitters beautifully at night.
Şehir silueti geceleyin güzelce **parıldar**.