아무 단어나 입력하세요!

"glistening" in Turkish

parıldayanışıldayan

Definition

Yumuşak bir ışık yansıtan, genellikle ıslak veya temiz olan şeyler için kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

'glistening' daha çok ıslak veya çok temiz şeyler için ('glistening water', 'glistening hair' gibi) kullanılır. 'Shining' veya 'sparkling'e göre daha hafif ve şiirsel bir ifadedir.

Examples

The grass is glistening after the rain.

Yağmurdan sonra çimenler **parıldıyordu**.

His eyes were glistening with tears.

Gözleri yaşlarla **parlıyordu**.

The lake looked glistening in the sun.

Göl güneşte **parıldıyordu**.

She looked at her glistening ring and smiled.

**Parıldayan** yüzüğüne bakıp gülümsedi.

After washing, the car was glistening in the driveway.

Yıkandıktan sonra araba garaj yolunda **parlıyordu**.

The chef served a plate of glistening strawberries.

Şef bir tabak **parıldayan** çilek servis etti.