"glibly" in Turkish
Definition
Bir şeyi akıcı ve kendinden emin bir şekilde, ama içten veya derin düşünmeden söylemek ya da yapmak.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle olumsuz anlam taşır; 'glibly cevaplamak' derinlikten veya içtenlikten yoksun konuşmak gibi eleştirel durumlarda kullanılır.
Examples
He answered the question glibly without really thinking.
O soruya gerçekten düşünmeden **üstünkörüce** cevap verdi.
She spoke glibly about a topic she knew little about.
Az bildiği bir konu hakkında **yüzeyselce** konuştu.
Politicians sometimes answer glibly to avoid hard questions.
Politikacılar bazen zor sorulardan kaçınmak için **üstünkörüce** cevaplar verir.
He glibly brushed off their concerns as unimportant.
Endişelerini **üstünkörüce** önemsiz olarak geçiştirdi.
She can glibly explain away any mistake she makes.
Her hatasını **üstünkörüce** açıklamayı başarabiliyor.
Don’t trust someone who always answers glibly—they might be hiding something.
Her zaman **üstünkörüce** cevap veren birine güvenme—bir şeyler saklıyor olabilir.